Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT
(İSTANBUL) – Lozan Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümü nedeniyle Heybeliada’daki İsmet İnönü Evi Müzesi’nde anma programı düzenlendi.
Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Lozan Konferansı ve Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümü nedeniyle Heybeliada’daki İsmet İnönü Evi Müzesi’nde anma programı düzenlendi. Anmada, Lozan’ın tarihsel mirasının önemine vurgu yapıldı.
Adalar Belediyesi ev sahipliğinde İnönü Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Üsküdar Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen anmaya eski Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi ile Silivri’de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu da katıldı.
Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası Trio Grubu’nun müzik dinletisiyle başlayan program, açış konuşmalarıyla devam etti. Sırasıyla İnönü Vakfı Başkanı ve İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker, ÇYDD Genel Başkanı Ayşe Yüksel, Adalar Belediye Başkanvekili Medine Pamuk ve emekli tuğgeneral Naim Babüroğlu birer konuşma yaptı.
“Abim Profesör Doktor Erdal İnönü, İnönü Vakfı’nı kurmaya karar verdi. Yaşasaydı 100 yaşında olacaktı. Keşke yaşasaydı, burada aramızda olsaydı” diye sözlerine başlayan Özden Toker, “Beraber olmaktan ve yakın tarihimizi, doğrusunu bilinçli olarak öğrenerek, okuyarak ve kendi doğrularınızı bularak Lozan’ı yaşatmanızı hepinizden rica ediyorum” dedi.
“LOZAN’A ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ”
Ayşe Yüksel, şöyle konuştu:
“Geleceğe dair umutlarımızı çoğaltıyoruz. Bu yıl aramızda sevgili Dilek (İmamoğlu) kız kardeşimiz de var. Sizler, bizler büyük bir aileyiz. Bu aile tabii ki Lozan’ı yaşamış olmanın gururunu yaşıyor, yaşatıyor. Biz de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde bugüne kadar 72 bin küsur üniversite mezunu gencimize Lozan’ı hep anlatmaya gayret ediyoruz. İyi ki Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te olmuş ve arkasından 3 ay sonra da 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet Bayramı özgürce kutlanmış. Ne büyük bir mutluluk. Her birimiz Lozan’a çok şey borçluyuz. Bize cumhuriyeti müjdeledi. Şimdi de hep öyle hissediyoruz. 3 ay sonra Cumhuriyet Bayramımız geliyor. Bunun coşkusuyla yaşıyoruz.”
“CUMHURİYETİN TAPUSUDUR”
Medine Pamuk da konuşmasında şunları dile getirdi:
“Lozan Barış Antlaşması yalnızca bir savaşın sonu değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının, egemenliğinin ve uluslararası meşruiyetinin belgesidir. Bu nedenle Lozan, milletimizin tapusu, cumhuriyetimizin ise doğum belgesidir. Ortaya konulan diplomatik kararlılık, cumhuriyetimizin geleceğini güvence altına alan tarihi bir iradenin ifadesidir. Müzakere masasında verilen mücadele, tam bağımsızlık ilkesinden asla ödün verilmeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Lozan’ın bizlere bıraktığı en büyük miras, tam bağımsız bir cumhuriyettir. Bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin teminatı olan Lozan Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümünü bir kez daha gururla kutluyor, başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Lozan’ın mimarı İsmet İnönü ve Lozan Heyeti’nin fedakâr üyeleri olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum. Lozan, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur. O tapuya sahip çıkmak ise hepimizin ortak tarihi sorumluluğudur.”
AKPOLAT MESAJ GÖNDERDİ
Pamuk, tutuklu Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın gönderdiği mesajı da okudu. Akpolat, mesajında şunları kaydetti:
“Bugün Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümünde İsmet Paşa’yı anan dostlarımızla aynı duyguları paylaşmayı çok isterdim. Yaşadığım hukuki süreç nedeniyle bu anlamlı buluşmada yer alamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Henüz bir ay kadar önce 18 Haziran’da Prof. Dr. Turgut Göksoy ile birlikte Ankara Pembe Köşk’te Sayın Özden Toker ve Gülsün Bilgehan’ın misafiri olma onurunu yaşadım. Yaklaşık 3 saat boyunca Sayın Özden Toker’den büyük komutan ve devlet adamı İsmet İnönü’yü, cumhuriyetin kuruluş yıllarını ve Pembe Köşk’te yaşanan unutulmaz anıları dinledik. Anlattıkları, sanki o günleri yeniden yaşıyormuşuz hissi uyandırdı. Cumhuriyetimizin kuruluşuna tanıklık eden o evde bulunmak, İnönü ailesinin hafızasına tanıklık etmek ve İnönü Vakfı’nın yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunmak benim için unutulmaz bir deneyimdi. Ne var ki bu anlamlı buluşmanın ertesi sabahı 19 Haziran’da gözaltına alındım. Bugün Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümünde cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Lozan kahramanı İsmet İnönü’yü ve mücadele arkadaşlarını sonsuz minnetle anıyorum. Bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin temellerini sağlamlaştıran bu tarihi kazanım, milletimizin ortak hafızasında daima yaşayacaktır.”



